Hıyanet-i Vataniye Kanunu, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Kurtuluş Savaşı döneminde 29 Nisan 1920 tarihinde çıkarılan vatana ihanet suçuna dair bir yasadır. Meclis’in meşruiyetine karşı söz, yazı veya eylemle isyan edenleri ya da düşmanla iş birliği yapanları vatan haini saymıştır. 25 Şubat 1925’te kanuna eklenen bir maddeyle dinin siyasi emellere alet edilmesi’de vatana ihanet sayıldı.
Ülke’nin milli bekasını tesis eden bu önemli kanun 71 yıl yürürlükte kaldıktan sonra 12 Nisan 1991 yılında yürürlükten kaldırıldı.
Evet, Türkiye geçmişte birçok senaryo ile karşı karşıya kalmıştır, bu senaryolardan alnının akıyla çıkmış ve modern Türkiye ideali ile yoluna devam etmiş ve etmektedir.
Türkiye, konumu itibariyle dünyanın en önemli stratejik bölgesinde olması dolayısıyla, art niyetli düşüncelerin bölgesel bazda zaman zaman gün yüzüne çıktığına tanık oluyoruz.
Müslüman Türk toplumu, bu özelliğini daima göz önünde bulundurarak geleceğini şekillendirmekte birlikte, entrikalarla da mücadele etmek kararındadır.
Yakın geçmişte 12 Eylül ihtilali, 15 Temmuz feto terör örgütü, Türkiye Cumhuriyeti’nin ileri gitmesine engel teşkil ettiğinden büyük bir mücadeleyi de yapmak aşamasında olunmuştur.
Tüm bunların süregelen aşamasında’da bölgesel ayrıştırma teşebbüsü ile karşı karşıya kalmıştır Türkiye.
Ünüter devlet yapısını yok etmek, toplumsal infial oluşturmak için güneydoğuda oluşturulan Kürt-Türk ayrıştıtmacılığı yabancı istihbarat teşkilatlarınca ülke içinde ve ülke dışında uygulamaya koyduğu adına pkk denilen örgüt bu ülke’de yıllarca kaos oluşturmuştur.
Ermeni asıllı teröristler ile ayrıştırma içinde olan art niyetli Kürtler’inde desteği ile yürütüldü.
Türk-Kürt kardeştir düşüncesini kabul etmeyen ayrıştırıcı bir kısım Kürtlerin bu olumsuzluğu ülkemizin kara propagandası dahilinde geçmişte sürdürüldüler ve halen daha devam devam ediyor.
Ayrıştırıcı terör örgütünün silahları nereden temin ediliyor, bu silahların geliş yönünden verildiği örgütü tesbit edip yok etmek ortamına neden gidilmiyor.
Dünyanın en güçlü istihbaratı MİT gösterilirken, bu teşkilat Türkiye’deki eylemsel ayrılıkçı örgütü yeriyle tesbiti neden yapamadı, yapmış ise bu örgüt neden güvenlik güçleri tarafından imhası yapılmamaktadır.
Soru içinde sorular var, bu ayrılıkçı örgütü muhattap alan, bugünkü iktidarın başı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve cumhur ittifakı ortağı partiler neden bu örgütü muattap alarak meclisin işlerligini kilitlemektedir.
Bu büyük oyun ve tezgahı, yani art niyet protokolünü oluşturacak, milli duruşu tehlikeye atması bakımından kim ve kimler oluşumun içinde ise vatan hainliği ile suçlanıyor olması işin boyutunu göstermektedir.
Sonuç itibariyle, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne kasteden, onu küçük düşüren, onur ve gururun en üstünde olan yaşam hakkını, kişisel his ve düşünceleriyle eyleme dönüştüren, darp ve öldürme teşebbüsü işleyen ve öldüren kim ve kimler var ise, Hıyanet-i Vatani-ye Kanunu’nu acil yeniden işlerlik kazandırılarak uygulamaya koyulması gerekmektedir.
Tehlikeli senaryoları bugün oluşumun içine dahil eden, millet ve vatan kavramını tartışmaya açan TBMM’de, vatan ve millet adına yemin eden, Cumhurbaşkanı ve oluşturduğu Cumhur ittifakı, kamuoyunda büyük infial uyandıran, (ihanet yasası) diye tepki toplayan bu yasanın ciddiyetten uzak, milli değerleri ve ülke bütünlüğünü olumsuz etkileyici konumuna dahil olacağından mutlaka iptal edilip gündemden düşürülmesini gerekmektedir.
Kastı sabit, eylemde bulunanlar ile bu eyleme yol oluşturanlar kimler ise TBMM’de dahil, mutlaka en ağır cezalara dahil etmek, büyük Türkiye Cumhuriyeti’ni korumak adına yapılması gerekmektedir.
Nevzat Yılmaz
nevzatyilmaz@hotmail.com.tr