Müftü Halit Aydın’ın vefatına kadar,son otuzbeş yılını farklı yönleriyle iyi bilen bir kişi olarak, ifade edebildiğim kadarıyla çok derin bir felsefe, özeleştiri ile dünyanın yaşamsal bütün özelliklerini bünyesinde muhafaza ettiğini ifade etmek tesbiti sabit bir düşünce olduğunu takdim etmek isabet dahilindedir.
Kimine göre hoca efendi, kimine göre müftü efendi, kimine göre danışman kimine göre de derin tasavvuf içinde barındıran bir filozof..
BEN’im gözümde ise, Halit hocam, baba özelliği yüksek olan bir büyüğüm’dür..
Trabzon’un manevi hayatında önemli bir yere sahip, kişiliğini özümseyen ifadeleri ilin her alamında kendini gösterdiği gibi, ilçelerde de sıkca adından sözü edilen bir değer olduğunu, camiasında herkes bilmektedir.
Diğer taraftan, önsezileri ile toplumsal öngörüleri değerli hocamızın bilinen yönleri arasında olduğunu belirtmekte fayda var.
Tüm bu özet ve özel konumu dahilinde Halit Aydın’ı ilkesel olarak bilimsel bir tezi’in oluşmasını sağlamış oluruz.
Saygıdeğer Hocamız’ın bilinen özelliği içinde, kendi dünyasının özünde olan bilinmeyen bir iki özelliğini belirtirken, bununla varılacak gerçek ruh dünyasına’da, bilinmeyen tarafının ortaya çıkmasına katkıda bulunmayı amaç etmekteyim.
Trabzon’da din eğitimi alan çok sayıdaki öğrenci, ilin yüksek potansiyelini eğitime yansıtmak için birçok çalışma içine girildi, bu potansiyeli ilin yüksek hususiyerine dahil etmek için bir dernek kurulması gerekiyordu, dernek kuruluş aşamasında, ilin akil değerleri ile, “Trabzon ilahiyat fakültesi açma ve yaşatma derneği” adlı bir dernek kurduk 1980 yılının hemen akabinde.
Halit Aydın hocamızın tercihen dahil olduğu dönemde, Maçka’da müftü idi, kuruluşu yapılan derneğin adresi olarak, Trabzon İl Müftülüğünde sekreterya işleride yürütülüyor idi, dernek çok toplantı sonrasında yakinen de takibi yapılarak bu büyük ihtiyaç karşılanmış oldu.
O dönemde ben şimdi yaptığım görev olan basın mensubu idim ve Trabzon haber adlı bölgesel bir gazete çıkartmakta idim.
Yüksek din eğitimi vermek için,yüksek okul açma derneğinin kurucuları dokuz kişi idi, bugün çoğu vefât etti, Halit Aydın,Mustafa Celaloğlu, Raif Korkmaz, Mustafa İskurt,Hakkı Boğuşlu, Ömer Güner, Murat Köseoğlu bu isimler hayatta değil, tam listeyi şimdi hatırlayamadım, ancak aralıksız düzenli beş yıl bu önemli eğitim kurumu ön hazırlık ve hizmete dahil olması için çalıştık.
Değerli hocamız Halit Aydın,19 Kasım 2005 yılında,bizlerinde kaçınılmaz yolculuğa dahil olacağımız bu ebedî alemde yerini almıştır.
Kadim Türk ve Müslüman kimliğini her vesile ile’de ifâde eden Halit Aydın hocamızın “Fatih’in fethettiği, Yavuz’un valilik yaptığı, Atatürk’ün ziyaret ettiği” şehir olan Trabzon’a ait kalbi vücut sevgisi tartışma yapılamayacak kadar en üst düzeyde idi.
Benim hizmetinde olduğum basın kuruluşu ile Halit hocamın ikamet ettiği ev ile arasında yüz metre var veya yok, bir sabah Zağnos köprüsü üzerinden işyerinme giderken köprünün üzerinde karşılaştık, sabah dokuza yakındı, sohbet devam ederken hemen batı tarafımızda yüksek kâle burcundan, derin acı sirenler çalmaya başladı, hocam iki elinde olanları için’de ne varsa o anda yere bıraktı, bir sesde çıkartı kırılmış birşeyler olduğunu farkettim,. ve ikimizde yola doğru dönerek saygı duruşuna geçtik,. bu bir dakikalık acı siren sesleri bizim kalbimizden girip öteki taraftan çıkar gibi oldu… Ve Atatürk’ün vefat anması saat 09.5 gece…
Bu anı hiçbir zaman unutmuyorum ve unutamıyorum.
Halit Aydın’ın o anki sözleri ise bende derin bir his oluşturan ifadesi, yıllar gecmiş olduğu hâlde hafızamda hiçbir zaman çıkmadı.
“Bugün bu köprünün üzerinde yürüyor isek o muhteşem insan sayesindedir, çantamın içindekiler kırılsın gider alırsın, ancak bu anın bendeki bu sevinci temin etmek için yeniden bir yıl geçmesi lazım. “
Evet, bu söz ve daha çok hikmeti sabit ifadeleri, sevenlerinin gönlünde ve kalbinde mevcuttur.
Saygı ve rahmetle anıyorum.
Nevzat YILMAZ
gazeteci-yazar
nevzatyilmaz@hotmail.com.tr